BBL & Vücut ŞekillendirmeOkuma süresi: 10 dk

Yazar: Op. Dr. Doğuş Yalçın, İstanbul'da plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrah · Yayın tarihi · Güncelleme

Kısa cevap

1000 cc gibi bir sayı, kalçaya ne kadar yağ enjekte edildiğini gösterir; sonucun nasıl görüneceğini göstermez. Aktarılan yağın bir kısmı ilk aylarda vücut tarafından emilir. Kalçaya aktarılan yağı ölçen çalışmalarda hacmin yaklaşık üçte ikisi ile beşte dördü arasında bir bölümünün kalabildiği bildirilmiştir; uygun hastalarda klinik pratiğimde yüksek kalıcılık gözlemliyorum. Güvenle aktarılabilecek miktarı ise anatominiz belirler: cilt altındaki alan, vücut yapınız ve elinizdeki yağ. Dokunun taşıyabileceğinden fazlasını aktarmak daha büyük bir sonuç vermez; kalıcı olan yağ miktarını azaltabilir.

Pek çok hasta bana hedefinden önce bir sayıyla yazıyor: "Taraf başına 1000 cc istiyorum" ya da "Başka bir klinik 1500 cc önerdi." Bunun nedenini anlıyorum. İnternette BBL sonuçları çoğu zaman cc ile anlatılıyor ve büyük sayı büyük sonuç gibi görünüyor. Oysa tek başına bir cc rakamı, kalçanızın altı ay sonra nasıl görüneceği hakkında çok az şey söyler.

Bu yazıda bu sayıların ne anlama geldiğini, ne kadar yağ aktarılabileceğini gerçekte neyin belirlediğini ve bunun ne kadarının kalıcı olmasını bekleyebileceğinizi anlatıyorum. Zayıfsanız ve yeterli yağınız olmadığından endişeleniyorsanız, Skinny BBL yazım bu durumu ayrıntılı olarak ele alıyor.

"1000 cc" Aslında Neyi Ölçer?

Bir santimetreküp (cc), bir mililitreyle aynıdır. Bir klinik "1000 cc" dediğinde genellikle kalçaya enjekte edilen hazırlanmış yağ hacmini kasteder. Bu sayının bir anlamı olup olmadığını üç soru belirler:

  • Taraf başına mı, toplam mı? "1000 cc" her bir kalçaya 1000 cc anlamına da gelebilir, her birine 500 cc anlamına da. Mutlaka sorun.
  • Nereye enjekte ediliyor? Aynı hacim, kalçanın üst bölümüne, ortasına ya da basen bölgesine verilmesine göre farklı görünür.
  • Hangi vücuda? Küçük ve dar bir vücut yapısında 1000 cc, uzun boylu ve geniş yapılı birine göre şekli çok daha fazla değiştirir.

Bu yüzden "1000 cc yaptıran" iki hastanın sonucu birbirinden çok farklı olabilir. Ben ameliyatı ulaşmak istediğimiz şekle göre planlıyorum; hacim bu plandan çıkar, tersi değil.

Liposuction'dan Sonuca: Dört Farklı Sayı

Hastalar çoğu zaman liposuction ile alınan miktarı aktarılan miktarla karıştırıyor. Bunlar farklı aşamalardaki farklı sayılardır:

Genel aşamalar; kendi planınızdaki rakamlar muayene sonrasında belirlenir.
AşamaNedir?Neye bağlıdır?
1. AspiratLiposuction ile alınan her şey: yağ, tümesan sıvı ve bir miktar kanDonör bölgeler ve bu bölgelerdeki yağ miktarı
2. Hazırlanmış yağSıvı ve serbest yağ (parçalanan hücrelerden çıkan yağ) ayrıldıktan sonra kalan yağ dokusuAlınan yağın kalitesi ve hazırlama yöntemi
3. Aktarılan yağHer bir kalçaya gerçekten enjekte edilen hacimCilt altındaki alanın güvenli kapasitesi
4. Kalıcı yağÖdem çekilip greft yerleştikten sonra kalan hacimAlıcı bölgenin kanlanması, teknik ve iyileşme süreci

Klinik pratiğimizde uygun hastalarda yaklaşık 1.500–3.500 cc yağ içeren liposuction aspiratı elde edilebilmektedir. Bu miktarın tamamı transfere uygun değildir. Zayıf olmayan, standart bir hastada hastanın isteklerine göre genellikle kalça başına 450–1.000 cc, bazı hastalarda 1.100–1.200 cc yağ aktarıyorum. Kesin miktarı hastanın hedefi ve güvenlik değerlendirmemiz belirler.

Ne Kadar Yağ Aktarılacağını Ne Belirler?

Bir hasta için planladığım hacmi şu dört etken, bu sırayla belirler:

  1. Alıcı bölgenin güvenli kapasitesi: Yağ yalnızca cilt altına, kasın üzerine yerleştirilir. Bu alan, basınç artmadan önce ancak sınırlı bir miktarı taşıyabilir.
  2. Cilt ve yumuşak doku: Gergin cilt tek seansta daha az yağ taşır; daha esnek cilt daha fazlasını kabul edebilir ama desteğe de ihtiyaç duyar.
  3. Mevcut yağ: Donör bölgeler üst sınırı belirler. Zayıf bir hastada çok büyük bir aktarım için yeterli yağ olmayabilir.
  4. Vücut yapınız ve hedefiniz: Hedeflediğimiz bel-kalça oranı, pelvis yapınız ve boyunuz.

Liposuction da sonucun bir parçasıdır. Daha ince bir bel ve belirginleşmiş bir alt sırt kalçayı daha yuvarlak gösterir; yani gördüğünüz şekil yalnızca aktarılan yağdan oluşmaz.

Neden Fazlası Her Zaman Daha İyi Değil?

Aktarılan yağın başlangıçta kendi kan dolaşımı yoktur. Yeni damarlar içine doğru büyüyene kadar çevresindeki dokudan beslenerek yaşar. Sınırlı bir alana fazla yağ sıkıştırılırsa basınç artar ve ortadaki yağ beslenemez.

İngiliz Estetik Plastik Cerrahlar Derneği (BAAPS), aşırı basınç yağın yaşamasını olumsuz etkileyebileceği için alıcı bölgenin aşırı doldurulmamasını; yağ nekrozu ve yağ kistlerine yol açabileceği için de büyük ve yoğun yağ birikimlerinden kaçınılmasını önerir. Enjekte edilen hacim alıcı bölgenin kapasitesini aşmadığında daha iyi hacim korunumu görüldüğünü belirtir.

Pratikte aşırı doldurma şunlara yol açabilir:

  • uzun dönemde daha düşük kalıcılık, yani sonucun beklenenden fazla küçülmesi;
  • yağ nekrozu ve yağ kistlerine bağlı sert şişlikler;
  • düzensiz bir yüzey;
  • daha fazla ödem ve daha yavaş iyileşme.

Yağın Ne Kadarı Kalıcı Olur?

Her hastaya uyan tek bir oran yoktur ve çalışmalar kalıcılığı farklı yöntemlerle ölçer. İki örnek:

  • Kalçaya aktarılan yağı MR ile değerlendiren bir çalışmada üçüncü ayda %24–36 oranında emilim bildirilmiştir; yani hacmin yaklaşık %64–76'sı kalmıştır (Wolff ve ark., Aesthetic Plastic Surgery, 2006).
  • Yağın yalnızca cilt altına yerleştirildiği 50 hastalık ileriye dönük bir çalışmada doku kalınlığı ultrasonla ölçülmüş ve 12. ayda yaklaşık %82 kalıcılık bildirilmiştir (Amerikan Plastik Cerrahlar Derneği kongresi, 2018).

Uygun hastalarda yağın kalıcılığının yüksek olduğunu klinik pratiğimde gözlemliyorum; bazı hastalarda %80'in üzerinde hacim korunumu izlenebilmektedir. Ancak bu oran her hastaya uygulanabilecek garanti edilmiş bir sonuç değildir; objektif kalıcılık oranları için standartlaştırılmış, uzun dönem hacim analizleri gerekir.

Yağın yaşamasına yardımcı olanlar:

  • Yağın büyük birikimler yerine çok sayıda kanala küçük miktarlarda yerleştirilmesi
  • Alıcı bölgenin kapasitesine uyulması
  • Alınan yağın özenle işlenmesi ve hazırlanması
  • Altı hafta boyunca doğrudan kalça üzerine oturulmaması; oturmak gerektiğinde BBL yastığı kullanılması. Korse en az altı hafta kullanılır; ikinci haftadan sonra daha dar bir 2. aşama korseye geçilir.
  • Ameliyat sonrasında kilonun sabit tutulması: aktarılan yağ vücudun diğer yağları gibi davranır

Gerçek Hacim Ne Zaman Belli Olur?

Ameliyattan hemen sonra kalça, sonunda olacağından daha büyük görünür. Bu fazlalık yağ değil, ödemdir.

Genel seyir; iyileşme kişiden kişiye değişir.
Ameliyattan sonraGenellikle görülen
İlk 2 haftaBelirgin ödem; kalça olacağından daha büyük ve sert görünür
6. hafta civarıÖdemin büyük kısmı çekilir; şekil oturmaya başlar
3. ayEmilime bağlı hacim değişiminin büyük kısmı tamamlanmıştır
6. ay ve sonrasıSonuç değerlendirilebilir; bir düzeltme gerekip gerekmediğine bu dönemde bakarım

Daha Fazla Hacim Gerekirse: İkinci Seans

Bazı hastalar tek ameliyatta güvenle aktarılabilecek olandan daha fazla hacim ister. Bu durumda çözüm aşırı doldurmak değil, ilk greft yerleştikten sonra ikinci ve daha küçük bir seans planlamaktır. BAAPS önerileri de hedef, cilt altı alanın tek seferde alabileceğinden fazla hacim gerektiriyorsa aşamalı bir işlemin düşünülmesi gerektiğini belirtir.

Klinik pratiğimde ikinci seansı ilk ameliyattan en az altı ay sonra; tamamen hastanın isteğine ve güvenlik değerlendirmemize göre planlıyorum.

Hacim ve Güvenlik

BBL'nin en ciddi riski olan yağ embolisi, yağın kalça kasının içine ya da altına girmesiyle ilişkilidir. Bu yüzden enjeksiyonun yapıldığı düzlem, hacimden daha önemlidir. Amerikan Plastik Cerrahlar Derneği, The Aesthetic Society ve bağlı vakıfları 2022'deki ortak açıklamalarında yağın yalnızca cilt altına, kalça kası fasyasının üzerine enjekte edilmesini ve enjeksiyon sırasında kanülün ultrasonla izlenmesini desteklemiştir.

Hacim ne olursa olsun aynı kurallara uyuyorum: Kanülü ultrasonla anlık olarak izliyorum, yağ kalça fasyasının üzerinde kalıyor ve miktar dokunun taşıyabileceğiyle sınırlı tutuluyor. Daha büyük bir plan bu kuralları değiştirmez; yalnızca onlara uymayı daha da önemli hâle getirir. Bunu Türkiye'de BBL Güvenli mi? yazımda ve Türkiye'de BBL rehberimde daha ayrıntılı anlatıyorum.

BBL Hacmi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Taraf başına 1000 cc BBL için çok mu?

Vücudunuza bağlıdır. Küçük yapılı ve cildi gergin birinde bu miktar, dokunun tek seansta güvenle taşıyabileceğinden fazla olabilir; daha geniş yapılı birinde orta düzey bir miktar olabilir. Doğru hacmi bir hedef sayı değil, cilt altındaki alanın kapasitesi belirler.

Belirli bir cc miktarı isteyebilir miyim?

Ulaşmak istediğiniz sonucu bana anlatabilirsiniz; beğendiğiniz şekillerin fotoğrafları da yardımcı olur. Ardından anatominizin güvenle ne kadar yağ alabileceğini size söylerim. Muayeneden önce bir cc rakamı vermiyorum, çünkü güvenli miktar ancak cildinizi ve donör bölgelerinizi değerlendirdikten sonra netleşir.

Aktarılan yağın ne kadarı kalıcı olur?

Kalçaya aktarılan yağı ölçen çalışmalarda hacmin yaklaşık üçte ikisi ile beşte dördü arasında bir bölümünün kalabildiği bildirilmiştir. Uygun hastalarda klinik pratiğimde yüksek kalıcılık gözlemliyorum; ancak hiçbir cerrah her hasta için sabit bir oranı garanti edemez.

Kilo verirsem kalçadaki hacmi kaybeder miyim?

Aktarılan yağ vücudun diğer yağları gibi davranır. Çok kilo verirseniz kalça da küçülebilir; kilo alırsanız büyüyebilir. Kilonuzu sabit tutmak sonucu korumaya yardımcı olur.

Son hacmi ne zaman değerlendirebilirim?

İlk haftalarda ödem kalçayı daha büyük gösterir. Hacim değişiminin büyük kısmı ilk üç ayda gerçekleşir; sonuç yaklaşık altıncı ayda değerlendirilebilir.

Daha fazla hacim istersem ikinci seans mümkün mü?

Evet. Hedef, tek seferde güvenle aktarılabilecek olandan fazla yağ gerektiriyorsa ilk greft yerleştikten sonra yapılan ikinci ve daha küçük bir seans, tek ameliyatta aşırı doldurmaktan daha güvenlidir. Klinik pratiğimde bu, ilk ameliyattan en az altı ay sonra planlanır.

Yazar hakkında: Op. Dr. Doğuş Yalçın, İstanbul'da plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahtır. Eğitiminin bir bölümünü ABD'deki merkezlerde tamamlamıştır; Avrupa Board (U.E.M.S.) ve Türk Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği sertifikalıdır. Sertifikalar ve eğitim.

Kaynaklar

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi muayenenin yerini tutmaz. Her cerrahi işlemin riskleri vardır ve sonuçlar kişiden kişiye değişir. Tıbbi sorumluluk reddi.